Sayfalar

Eğitim ve Seminerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim ve Seminerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

“Niye?” Deyip Geçmeyin: Bir Kelimeyle Kavga Çıkar mı?


Masum gibi görünen tek bir kelime, çok büyük bir tartışmanın fitilini ateşleyebilir mi?

Tek bir soru, güzel başlayan bir sohbeti bir anda başka bir yere götürebilir mi?

Ağzımızdan düşünmeden çıkan küçücük bir sözcük, karşımızdaki insanın yüzünü düşürebilir, sesinin tonunu değiştirebilir, onu savunmaya geçirebilir; hatta bir anda karşı cepheye itebilir mi?

Tekrar Eden Düşünce ve İlişki Örüntülerinizi Keşfedin: Yedi Adımlı Kişisel Farkındalık Çalışması

İnsanlar değişir, olaylar değişir, yaşadığımız ortamlar değişir… Fakat bazen içimizde yaşanan şey pek değişmez.

Bir ilişkide yeniden terk edileceğimizden korkarız. İhtiyacımızı söylemekten yine çekiniriz. Başkalarının yükünü tekrar üzerimize alırız. İnsanların niyetlerinden kuşkulanırız. Hata yapmamak için kendimize ağır bir baskı uygularız. Başarılı olduğumuz hâlde yaptığımızı yeterli bulmayız.

Kişiler ve olaylar farklı olsa da benzer düşünceler, duygular ve ilişki biçimleri hayatımızda tekrar ediyor olabilir.

Peki, neden?

YKS’de İstediğimiz Olmadıysa Her Şey Bitti mi?

“Kaç puan aldın?”

Belki de bugünlerde gençler arasında en çok sorulan soru bu.

Kimilerinin gururla yanıtladığı, kimilerinin ise duyulmasından bile endişe ettiği bir soru…

Yalnızca gençler değil, ebeveynler de birbirlerine soruyor:

“Seninki kaç puan aldı?”

Liseler kaç öğrencisinin dereceye girdiğini duyuruyor. Üniversiteler başarılı öğrencileri kendilerine çekmek, yeni bölümlerini tanıtmak ve tercih döneminden pay almak için reklam yarışına giriyor.

Bu yazıda kazananları değil, istediği sonucu alamayanları anlatmak istiyorum.

İletişim Becerileri Testi: Ne Kadar İyi Dinliyor, Anlıyor ve Anlaşılıyorsunuz?

İletişim yalnızca konuşmak değildir. Dinlemek, anlamak, anlaşılmak, duyguları yönetebilmek, çatışmaları büyütmeden konuşabilmek ve farklı insanlarla uygun bir dil kurabilmektir.

Bazen evde çok rahat konuşuruz ama iş yerinde kendimizi ifade etmekte zorlanırız. Bazen arkadaşlarımızla açık bir iletişim kurarız ama aile içinde aynı açıklığı gösteremeyiz. Bazen de iyi niyetle söylediğimiz bir söz, karşı tarafta bambaşka bir anlama dönüşebilir.

Bu test, iletişim becerilerinize bireysel, ilişkisel ve kurumsal açıdan bakmanıza yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

Eskişehir Kent Ltd.Ş. ve Belkent A.Ş. çalışanlarına kurumsal iletişim eğitimi

Eskişehir Kent A.Ş. ve Belkent A.Ş. çalışanları, Prof. Dr. Erkan Yüksel tarafından verilen kurumsal iletişim ve etkili iletişim eğitiminde bir araya geldi. Programda, kurum içi iletişimin güçlendirilmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve vatandaşla daha sağlıklı iletişim kurulması hedeflendi.

Belkent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kerim Banar’ın davetiyle düzenlenen programa, Kentaş Genel Müdürü Gökhan Durmaz da eşlik etti. Eğitimde kurum içi iletişim, davranış tarzları, etkili dinleme, empati, geri bildirim, çatışma yönetimi ve çalışma yaşamında iletişim becerileri konuları ele alındı.

Hayat Zenginliği Testi: Gerçekten Ne Kadar Zenginsiniz?


Zenginlik yalnızca para, gelir ya da sahip olunan mal varlığıyla ilgili değildir. İnsan; sağlığıyla, kendine verdiği değerle, ilişkileriyle, yaptığı işten ya da uğraştan aldığı doyumla, maddi dengesini yönetebilmesiyle ve hayatında anlam bulabilmesiyle de zenginleşir.

Bu kısa test, yaşamınızı altı temel alanda değerlendirmenize yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır: sağlık ve iyi oluş, kendilik değeri, ilişkisel zenginlik, üretkenlik ve katkı, maddi denge, yaşam amacı ve içsel doyum.

Bir de bu yönünü görelim: Atatürk Nasıl Bir İletişimciydi?




Bugün 19 Mayıs. 

Ülkemizin kuruluş yolculuğunun başlangıç anı diyebileceğimiz tarihî bir gün.

Böyle bir günde Mustafa Kemal Atatürk’ü çoğu zaman büyük komutan, devlet kurucusu, devrimci lider ve fikir adamı olarak anarız. Elbette bunların her biri doğrudur. Ancak bu yazıda Atatürk’ün biraz daha az konuşulan bir yönüne, iletişim ve ilişki ustalığına dikkat çekmek istiyorum.

Çünkü Atatürk’ün hayatına baktığımızda onun yalnızca karar veren, emir veren, yöneten bir lider olmadığını görürüz. O, insanları dinleyen, zamanı okuyan, ortamı çözen, sözü doğru yerde kullanan, gerektiğinde susan, gerektiğinde çok net konuşan, gerektiğinde ikna eden, gerektiğinde de sınır koyan bir liderdir.

Bir liderin büyüklüğü de zaten yalnızca ne söylediğinde değil; kime, ne zaman, hangi dille ve hangi amaçla söylediğinde saklıdır.

Yönetici İletişimi: Sözün Tonu, Kurumun İklimi


Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 2026 yılı İdari Personel Gelişim/Eğitim Programları — Anadolu Üniversitesi İDGEP kapsamında, üniversitemizde şef kadrosunda görev yapan personele yönelik “Etkili İletişim” konulu bir eğitim gerçekleştirdik. 

14 Mayıs Perşembe günü düzenlenen eğitimde, iletişimin günlük iş yaşamındaki yerini, yönetici dilinin çalışanlar üzerindeki etkisini ve kurumsal ilişkilerde güven veren iletişimin önemini birlikte değerlendirdik.

Bir kurumda işler yalnızca yazılarla, talimatlarla ya da süreçlerle yürümez. İşlerin nasıl yürüdüğünü çoğu zaman insanlar arasındaki iletişim belirler. Bir sözün nasıl söylendiği, bir talebin nasıl iletildiği, bir uyarının hangi tonda yapıldığı kurum iklimini doğrudan etkiler.

Eğitimde özellikle anlamak, anlaşılmak ve anlaşmak üçlüsü üzerinde durduk. İyi iletişimin yalnızca kendini ifade etmek değil; karşıdakini dinlemek, ihtiyacı fark etmek, mesajı açık ve sakin biçimde iletmek ve ortak bir çözüm zemini oluşturmak olduğunu vurguladık.

Güvenlik Personeline İnsan İlişkileri ve İletişim Becerileri Eğitimi

Bir üniversitenin kapısından içeri girdiğinizde sizi ilk kim karşılar?

Çoğu zaman bir güvenlik görevlisi…

Bazen derse yetişmeye çalışan bir öğrenci, bazen yolunu bulmaya çalışan bir veli, bazen aceleyle geçen bir akademisyen, bazen de gergin ya da öfkeli bir ziyaretçi… Hepsinin ilk temas noktalarından biri güvenlik personelidir.

Bu yüzden güvenlik görevi yalnızca kapıyı, binayı ya da alanı korumak değildir. Aynı zamanda huzuru, düzeni, güven duygusunu ve kurumun insanla kurduğu ilk ilişkiyi de korumaktır.

Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 2026 yılı İdari Personel Gelişim/Eğitim Programları — Anadolu Üniversitesi İDGEP kapsamında, 13 Mayıs 2026 tarihinde Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü personeliyle bir araya geldik.

Eğitimde, Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü personelinin birinci grubuyla “İnsan İlişkileri ve İletişim Becerileri” üzerine konuştuk.

Hastanede İletişim En Çok Nerede Kopuyor?



Management Centre Türkiye (MCT) tarafından her yıl düzenlenen Yönetim Gelişim Zirvesi 26’nın bu yılki konuklarından biri de ben oldum. 7 Mayıs’ta gerçekleştirilen webinar’da, MCT Zirve Küratörü ve Danışmanı Ahmet Eryılmaz’ın sorularını yanıtladım. “Bir Derin Gelişim Örneği: Hastanede İletişim” başlıklı bu sohbette, en dikkat çekici sorulardan biri şuydu: “Hastanede iletişim en çok nerede kopuyor?”

Doğrusu, bu soru yalnızca hastaneleri değil, insanın olduğu bütün kurumları ilgilendiriyor. Ama hastane, meselenin en açık hâliyle görülebildiği yerlerden biri. Çünkü orada üç ayrı dünya var: hasta, klinik ekip ve yönetim. Üçünün de dili farklı, önceliği farklı, beklentisi farklı. Ama üçü de birbirine muhtaç. Birinin eksildiği yerde sistem aksıyor; birinin sesinin duyulmadığı yerde güven zedeleniyor.

Yıllar Sonra Okul Sıralarında Bir Münazara

 

Bahçeşehir Koleji Eskişehir Kampüsü’nde öğrencilerle birlikte “Genç yetişkinler üzerinde çevrenin mi, yoksa ailenin mi etkisi daha çoktur?” başlıklı anlamlı bir münazara etkinliği gerçekleştirdik.

Etkinlikte hükümet tarafında Bahçeşehir Koleji Eskişehir Kampüsü öğrencileri yer aldı. Öğrencilerimiz, genç yetişkinler üzerinde çevrenin etkisinin daha belirleyici olduğunu savundular. Biz ise muhalefet tarafı olarak ailenin bireyin değerleri, kişiliği, karar verme biçimi ve çevreyle kurduğu ilişki üzerindeki daha derin ve kalıcı etkisini vurgulamaya çalıştık.



Kırgızistan’da İnsan, Kültür ve İletişim: Neler Farklı?


Kırgızistan denilince aklınıza ne geliyor? Geleneksel kıyafetler, atlar, meralar, Tanrı Dağları, Manas Destanı… Peki, Cengiz Aytmatov’un bu toprakların yetiştirdiği büyük bir yazar olduğunu biliyor musunuz? Onun eserlerinden herhangi birini okudunuz mu mesela? Ya da Türk sinemasının unutulmaz filmlerinden Selvi Boylum Al Yazmalımın, aslında Aytmatov’un Kırmızı Eşarp adlı eserinden uyarlandığını? Hani o filmle hafızalarımıza kazınan “sevgi emektir” sözünü…

Neyse, çok uzatmayayım…

Benim zihnimde de Kırgızistan denildiğinde bu bilgi kırıntıları dışında, yeni, güncel ve bugüne ait pek fazla şey olmadığını itiraf etmeliyim.

Evet, bu kez yolum Kırgızistan’a, Bişkek’e düştü. Bu yazıda orada gördüklerimden, hissettiklerimden, beni düşündüren bazı küçük sahnelerden söz etmek istiyorum.

Kendinizi ve Başkalarını Tanımaya Hazır mısınız? İletişim ve Davranış Tarzları Testine Katılın



NEDEN bazı insanlarla tek kelime etmeden anlaşırken, bazılarıyla sürekli "frekans hatası" yaşıyoruz? 

İş hayatında neden bazıları sonuca odaklanırken, bazıları sadece sürece ve ilişkilere önem veriyor?

Bu test, bir "etiketleme" aracı değil; sizin ve çevrenizdekilerin dünyayı hangi pencereden gördüğünü anlamanızı sağlayacak bir farkındalık haritasıdır.

Uyuşturucuyla Mücadelede Medyanın Rolü Nedir? Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlerimizle uyuşturucu ve medya konusunu konuştuk

Nasrettin Hoca bir akşamüstü, evinin önünde telaşla bir şeyler arar.

Komşusu görür, yaklaşır: “Hoca, hayırdır, ne arıyorsun?”
Hoca der ki: “Anahtarımı kaybettim.”
Komşu da insanlık hâli; eğilir, beraber ararlar.
Ararlar, tararlar… Anahtar yok!
Bir süre sonra komşu sorar: “Hoca, emin misin burada kaybettiğine?”
Hoca hiç bozulmadan cevap verir: “Yok, ahırın orada kaybettim.”
Komşu şaşırır: “E hocam, o zaman niye burada arıyoruz?”
Hoca sakince der ki: “Orası karanlık, burada lamba yanıyor.”

Bazen bir konuyu uzun uzun anlatmak yerine bir fıkra anlatmak, meseleyi daha iyi görünür kılar. Çünkü fıkra, insanın zihnindeki savunma duvarlarını indirir; gerçeği sertleştirmeden söyler.

Uyuşturucuyla mücadelede de benzer bir durum yaşıyoruz. Birçok kişi riskin farkında; “ne yapılabilir?” diye düşünmüş olanlar da az değil. Ama farkındalık ile uygulama arasındaki mesafe bazen açılıyor. Çünkü “ışığın altında” konuşmak kolay; “karanlıkta” çalışmak zor. Oysa anahtar çoğu zaman tam da o “karanlık” yerde duruyor.

Benim derdim “kimse bir şey yapmıyor” demek değil. Sahada emek veren, risk alan, gece gündüz çalışan çok insan var. Derdim şu: "Doğru yerde mi arıyoruz? Enerjimizi en etkili yere mi harcıyoruz?" Bu soruyu sormadan, iyi niyet tek başına “sonuç” üretmiyor.

 

TÜBİTAK 1001 Projeleri neden reddediliyor?


Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Gazetecilik Bölümü'ndeki arkadaşlarımızla 21 Kasım 2025 günü gerçekleştirdiğimiz söyleşide "TÜBİTAK 1001 Projeleri Neden Reddediliyor?" sorusuna kişisel değerlendirmelerim çerçevesinde yanıt vermeye çalıştım. 

"İletişim ve İlişkiler" seminerlerinin ardından...

 

İŞKUR Gençlik Projesi kapsamında 22 Aralık Pazartesi ve 24 Aralık Çarşamba günleri, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Frig Salonu’nda dört ayrı oturumda “İletişim ve İlişkiler” üzerine konuştuk, tartıştık, denedik, uyguladık.

Kişiler arası ilişkiler ve etkili iletişim tekniklerini; ilk oturumda teknik çerçeve, ikinci oturumda uygulama, son oturumlarda ise kişisel deneyim ve görüş paylaşımı üzerinden ele aldık.

Oturumlarda; kendini tanıma, başkalarını anlama, ilk izlenim, aktif dinleme, kendini ifade etme, ben dili, iletişim engelleri, düşünce kusurları, çatışmalı durumlarda duraklama tekniği ve nihayetinde anlamak–anlaşılmak–anlaşmak hattında iletişimin nasıl güçlendirilebileceği üzerinde durduk.

Kısa testler ve uygulamalar, örnek olay çözümlemeleri ve soru–yanıtlarla çok canlı bir öğrenme atmosferi oluştu. Katılan, katkı veren ve bu süreci birlikte güzelleştiren herkese teşekkür ederim.

 


Kariyer Planlaması dersi konuğumuz: Utku Görkem Kırdemir


Bugün Kariyer Planlaması dersinde çok güzel bir buluşma yaşadık. Konuğumuz, fakültemizin mezunu, gazeteci ve basın danışmanı Utku Görkem Kırdemir’di.

Lisans sıralarından haber odalarına uzanan yolculuğunu “özgüven, arkadaşlar arası bağlantılar, sıkı çalışma, en az bir alanda uzmanlaşma  ve biraz da şans” formülüyle anlattı.

Hayatımızı ne belirler: Şans mı, kader mi, tercihler mi?

 


Kendinizi ne kadar şanslı hissediyorsunuz?

Ne kadar şanslı olduğunuzu değerlendirecek olsanız, kendinize 10 üzerinden kaç verirdiniz?

Bu yazıda şans, kader ve tercihlerimiz üzerinde durmak istiyorum.
Yukarıdaki soruya verdiğiniz yanıtı aklınızda tutun ve yazıyı öyle okuyun…

Bir cümle bir hayatı kurtarabilir mi?

 

Narkorehber Eğitimcilerinin Eğitimi’nin ardından…

Dün Ankara Elmadağ’da, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı Şehit Mustafa Büyükpoyraz Koruma Eğitim Akademisi’nde; Türkiye’nin dört bir yanından gelen narkotik birimlerinin temsilcileriyle bir araya geldim. "Narkorehber Eğitimcilerinin Eğitimi" programında “Etkili Sunum Teknikleri” başlıklı bir eğitim verdim.

"Dünden Bugüne Cumhuriyet’in Kazanımları"na İlişkin Kişisel Bir Hikâye

 

Bugün Cumhuriyetimizin 102. yılını kutluyoruz. Bir asırda nereden nereye geldik; neleri başardık, neleri başaramadık… Bir muhasebesini çıkarayım istedim...

Bu yazıda kendi çocukluğumu anlattım. Duyduklarımı, gördüklerimi, şahit olduklarımı…

Gerçi henüz 50’li yaşların başında olsam da, o günden bugüne neler değişti, kısaca özetlemeye çalıştım.

Benim hikayem’ aynı zamanda Cumhuriyet’in de bir hikayesi…

Popüler Yayınlar

© Prof. Dr. Erkan Yüksel | www.erkanyuksel.org