İlkokulun ilk yıllarında bir çocuktum.
O gün sokaklar boştu. Dükkânlar kapalıydı. Her zamankinden farklı, tuhaf bir sessizlik vardı.
Biz yine sokakta oynuyorduk.
Sonra birileri “Haydi, artık içeri girin!” dedi.
"Sokağa çıkma yasağı" ilan edilmişti.
İlkokulun ilk yıllarında bir çocuktum.
O gün sokaklar boştu. Dükkânlar kapalıydı. Her zamankinden farklı, tuhaf bir sessizlik vardı.
Biz yine sokakta oynuyorduk.
Sonra birileri “Haydi, artık içeri girin!” dedi.
"Sokağa çıkma yasağı" ilan edilmişti.
“Gazetecilik de öldü be hocam!”
Tatilde yeni tanıştığım biri, gazetecilik bölümü öğretim üyesi olduğumu öğrenince ilk olarak bunu söyledi.
Gülümsedim.
Ama cümle aklımda kaldı.