Sabahları balık tezgâhlarının kurulduğu, gelenin geçenin bir bardak çay içip iki çift söz ettiği, balıkçı barınağının kıyısında mütevazı bir mekân burası.
Turgutreis Meydan’da…
Çayı da harika!
Sabahları balık tezgâhlarının kurulduğu, gelenin geçenin bir bardak çay içip iki çift söz ettiği, balıkçı barınağının kıyısında mütevazı bir mekân burası.
Turgutreis Meydan’da…
Çayı da harika!
“Macron’a Eskişehir’i gezdiremedin ama,” dedi Kemal amca, “sanıyorum bana, ona göstereceğinden daha fazla yer gösterdin…”
Gülüştük.
Geçen yaz o bizi Frankfurt’ta oradan oraya gezdirmişti. Bu yaz da biz onu Eskişehir’de misafir etmek, şehrimizi elimizden geldiğince tanıtmak istedik.
“Kaç puan aldın?”
Belki de bugünlerde gençler arasında en çok sorulan soru bu.
Kimilerinin gururla yanıtladığı, kimilerinin ise duyulmasından bile endişe ettiği bir soru…
Yalnızca gençler değil, ebeveynler de birbirlerine soruyor:
“Seninki kaç puan aldı?”
Liseler kaç öğrencisinin dereceye girdiğini duyuruyor. Üniversiteler başarılı öğrencileri kendilerine çekmek, yeni bölümlerini tanıtmak ve tercih döneminden pay almak için reklam yarışına giriyor.
Bu yazıda kazananları değil, istediği sonucu alamayanları anlatmak istiyorum.
İletişim yalnızca konuşmak değildir. Dinlemek, anlamak, anlaşılmak, duyguları yönetebilmek, çatışmaları büyütmeden konuşabilmek ve farklı insanlarla uygun bir dil kurabilmektir.
Bazen evde çok rahat konuşuruz ama iş yerinde kendimizi ifade etmekte zorlanırız. Bazen arkadaşlarımızla açık bir iletişim kurarız ama aile içinde aynı açıklığı gösteremeyiz. Bazen de iyi niyetle söylediğimiz bir söz, karşı tarafta bambaşka bir anlama dönüşebilir.
Bu test, iletişim becerilerinize bireysel, ilişkisel ve kurumsal açıdan bakmanıza yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Ulaştığımız bilgi doğru mu?
Güvenilir mi?
Bilimsel mi?
Kim tarafından, hangi amaçla, hangi bağlamda üretilmiş?
"Artık Ankara’ya gidilmez."
Çünkü yollar, güzergâhlar, güvenlik önlemleri, konvoylar derken sanıyorum sıradan vatandaş için Ankara şu anda gezmek ya da alışverişe çıkmak için tercih edilecek bir rota gibi görünmüyor.
Neyse ki biz aile olarak o işleri geçen hafta yapmıştık. Oradayken aklıma gelen şeyi de eve dönünce yazmıştım.
Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron’a bir çağrı yapmış; Ankara’ya kadar gelmişken kendisini Eskişehir’de, hatta evimde misafir etmek istediğimi samimi bir dille açıklamıştım.
Yazı yayımlandıktan sonra arayanlar oldu, mesaj yazanlar oldu, sosyal medyada yorum yapanlar oldu.
Sayın Emmanuel Macron,
Dün ailemle birlikte Ankara’daydım.
Trafikte ağır ağır ilerlerken şehrin kalabalığına, yollara, binalara, insan telaşına bakıyordum. Birden aklıma siz geldiniz.
Yakında NATO toplantısı nedeniyle Türkiye’ye geleceksiniz. Eminim Ankara’da oldukça yoğun bir programınız olacaktır. Toplantılar, görüşmeler, tartışmalar, protokol, bürokrasi, güvenlik, sınırlı zamanlar, makyajlı sokaklar, kontrollü güzergâhlar…
Bütün bunlar elbette kendi ciddiyeti içinde ilerleyecek.
Ama Ankara’ya kadar gelmişken, eğer programınız ve gönlünüz uygun olursa, sizi Eskişehir’e davet etmek istiyorum.