Sizin adınıza yüksek lisans ya da doktora tezinizi ben yazsam…
Hatta jürinin önünde göstereceğiniz slaytları da hazırlayıp elinize versem…
Siz de tezinizi şöyle bir okuyup jüri önünde savunsanız…
Bu tez savunmasından geçebilir misiniz?
Sizi bilmem ama tezini başkasına yazdıranların sayısının ve bunu açıkça ticari bir hizmet olarak sunanların görünürlüğünün arttığına ilişkin ciddi işaretler var. Üstelik karşı karşıya olduğumuz mesele, bildiğimiz intihal sorunundan da farklı ve belki bazı yönleriyle daha zor.
Nereden mi biliyorum?
İnternette “tez yazdırma”, “tez yardım”, “tez destek” gibi birkaç anahtar kelime yazıp aratın bakalım karşınıza neler çıkıyor.
Hatta bir kez aramanız bile yetebilir. Sonrasında sosyal medya hesaplarınızda benzer hizmetlerin reklamlarıyla karşılaşmaya başlayabilirsiniz.
Bu konu birkaç yıldır dikkatimi çekiyordu.
Ben de araştırma yöntemleri ve bilim etiği alanında lisansüstü dersler veren bir öğretim üyesi ve üniversitemizin eski bir Etik Kurul üyesi olarak meseleyi biraz daha yakından incelemek istedim.
Geçtiğimiz hafta katıldığım bir akademik kongrede “Tez Yardım ve Yazdırma Hizmetlerinin Akademik Etik Açısından Değerlendirilmesi: Web Siteleri Üzerine Bir İçerik Analizi” başlıklı bir bildiri sundum.
Araştırmada Türkiye’de tez yardımı, tez danışmanlığı ve tez yazdırma alanında hizmet sunan ticari web sitelerinin hangi akademik hizmetleri sunduklarını, akademik üretimin ne ölçüde hizmet sağlayıcı tarafından üstlenildiğini ve bütün bunların etik açıdan nasıl çerçevelendiğini inceledim.
Google üzerinde 1 Eylül’de yaptığım taramada 51 URL üzerinden 40 domaine kolaylıkla ulaştım. Ölçüt temelli amaçlı seçim sonucunda belirlediğim 20 web sitesini 22 değişken üzerinden içerik analizine tabi tuttum.
Kodlama sürecinde iki yüksek lisans öğrencim de bağımsız kodlayıcı olarak katkı sundu. Toplam 440 kodlama kararı üzerinden kodlayıcılar arası nihai uyum yüzde 90, Cohen’s Kappa katsayısı ise κ=.731 olarak hesaplandı.
BULGULAR NE GÖSTERİYOR?
Bildirinin tam metni sempozyum kitabında yayımlanacak. Bu nedenle burada araştırmanın bütün akademik ayrıntılarına girmek yerine, birkaç çarpıcı bulgu üzerinden meseleye dikkat çekmek istiyorum.
İncelediğim 20 sitenin tamamında danışmanlık veya yönlendirme hizmetleri bulunuyor.
Ancak iş bununla sınırlı kalmıyor.
Sitelerin yüzde 75’inde araştırma işlemlerinin hizmet sağlayıcı tarafından gerçekleştirilebildiği belirtiliyor. Yüzde 60’ında akademik metin veya bölüm üretimi, yüzde 30’unda ise tam ya da teslime hazır çalışma üretimi sunulduğu anlaşılıyor.
Daha da dikkat çekici başka hizmetler var.
Sitelerin yüzde 80’inde özgünlük/intihal kontrolü, yüzde 70’inde benzerlik oranını düşürme, yüzde 25’inde yapay zekâ tespiti ve yine yüzde 25’inde YZ tespit skorunu düşürme veya metni insan yazımına benzetme hizmetleri sunuluyor.
Burada ilginç bir çelişkiyle de karşılaşıyoruz.
Sitelerin tamamında bir biçimde etik/yasal hizmet vurgusu bulunuyor. Yüzde 85’i danışmanlık ile tez yazdırmayı birbirinden ayırıyor. Yüzde 70’i öğrenci adına çalışma hazırlanmadığını belirtiyor.
Ancak akademik metin veya bölüm üretiminin bulunduğu 12 sitenin sekizinde aynı zamanda “öğrenci adına çalışma hazırlanmadığı” yönünde ifadeler de yer alıyor.
Peki, bir soru:
Bir hizmetin adı “danışmanlık” olduğunda, yapılan iş de otomatik olarak danışmanlık sayılabilir mi?
Araştırmanın ortaya çıkardığı en önemli noktalardan biri bu sorunun yanıtı.
Ticari akademik destek hizmetlerini etik açıdan değerlendirirken hizmetin adına değil, akademik üretimin hangi aşamasını kimin gerçekleştirdiğine bakmak gerekiyor.
Çünkü danışmanlık başka şey; öğrencinin yerine araştırma yapmak, analiz gerçekleştirmek ya da akademik metni üretmek başka bir şey.
İNTİHALDEN DAHA ZOR BİR SORUN MU?
Meselenin üzerinde özellikle durulması gereken bir başka yönü var.
Buradaki durum bildiğimiz intihalden farklı.
İntihalde çoğu zaman başkasına ait bir metnin, düşüncenin ya da bulgunun uygun biçimde kaynak gösterilmeden kullanılıp kullanılmadığını araştırıyoruz. Dijital araçlar da belirli ölçülerde bize yardımcı olabiliyor.
Peki öğrenci için özgün olarak yazılmış, internette daha önce hiç yayımlanmamış bir tez bölümünü nasıl tespit edeceğiz?
Bir jüri üyesinin içine kurt düşebilir.
“Bu öğrenci gerçekten bu analizi kendisi mi yaptı?”
“Bu bölümü gerçekten kendisi mi yazdı?”
“Savunduğu yöntemi gerçekten biliyor mu?”
Ama şüphe başka, kanıt başka.
Bir tezi yalnızca “Ben bunun öğrenci tarafından yazıldığına inanmıyorum” diyerek reddedemeyiz.
Belki de meselenin en güç tarafı tam burada:
Akademik hilenin biçimi değişirken, onu anlama ve tespit etme yöntemlerimizin de değişmesi gerekiyor.
PEKİ NE YAPACAĞIZ?
İlk yapılması gerekenlerden biri, akademik etik eğitimini yalnızca intihal ve kaynak gösterme kurallarıyla sınırlamamak.
Ticari tez ve ödev hizmetleri, sözleşmeli akademik hile, akademik üretimin üçüncü kişilere devredilmesi, yapay zekâ destekli metin üretimi, benzerlik oranını yapay biçimde düşürme ve YZ tespit sistemlerini aşmaya yönelik uygulamalar artık akademik bütünlük eğitiminin konuları arasında açıkça yer almalı.
Bir başka önemli mesele de sınırların açıklığı.
Dil ve biçim düzenleme yapılabilir mi?
Elbette.
İstatistiksel danışmanlık alınabilir mi?
Belirli koşullarda neden olmasın?
Yöntem konusunda eğitim, veri analizi desteği veya akademik metne geri bildirim alınabilir mi?
Bunların hepsi akademik gelişimin meşru parçaları olabilir.
Ama soru şudur:
Destek nerede biter, öğrencinin yerine akademik üretim yapmak nerede başlar?
Bu sınırı öğrencinin de danışmanın da bilmesi gerekiyor.
Üretken yapay zekâ tartışmalarında da benzer bir noktaya geliyoruz. Uluslararası yaklaşımlar yalnızca “YZ ile yazılmış metni nasıl yakalarız?” sorusuna odaklanmıyor. Şeffaflık, insan sorumluluğu, insan gözetimi ve kullanım sınırlarının açıklığı giderek daha fazla önem kazanıyor.
Dolayısıyla akademik bütünlüğü yalnızca polisiye yöntemlerle koruyamayız.
Önleyici ve eğitsel mekanizmaları da güçlendirmemiz gerekiyor.
Tez öğrencisi yöntem bilmiyorsa yöntem öğrenebileceği, veri analizinde zorlanıyorsa destek alabileceği, akademik yazmayı bilmiyorsa bunu öğrenebileceği kurumsal imkânlara ulaşabilmeli.
Çünkü öğrencinin ihtiyacı olan şey çoğu zaman “tezini yazacak biri” değil, tezini kendisinin yazabilmesini sağlayacak doğru akademik destektir.
Elbette araştırmam öğrencilerin bu hizmetlere neden yöneldiğini incelemiyor. Dolayısıyla ticari hizmetlere yönelmenin nedenleri konusunda bu verilerden doğrudan bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Bunun ayrıca araştırılması gerekiyor.
Üstelik benim çalışmam yalnızca belirli ölçütlerle seçilen 20 web sitesiyle sınırlı. Sosyal medya üzerinden reklam veren, web sitesi dahi bulunmayan kişi ve oluşumlar da düşünüldüğünde meselenin daha geniş bir araştırma alanı olduğu açık.
SON SÖZ
Yazının başındaki soruya dönelim.
Tezinizi sizin yerinize ben yazsam, analizlerinizi yapsam, sonuçlarınızı kaleme alsam, hatta savunma slaytlarınızı hazırlayıp elinize versem…
Ortada belki biçimsel olarak bir “tez” olur.
Ama o tez ne kadar sizin teziniz olur?
Bence akademik etiğin en temel sorularından biri artık tam da burada yatıyor.
Çünkü yüksek lisans ya da doktora tezinin amacı yalnızca yüzlerce sayfalık bir metin üretmek değildir. Tez, öğrencinin soru sormayı, araştırmayı, yöntem kullanmayı, veriyi anlamlandırmayı, yazmayı, eleştiriyi karşılamayı ve nihayetinde kendi akademik sözünü kurmayı öğrendiği bir süreçtir.
Başkasına yalnızca metni yazdırmıyoruz.
Aslında öğrenmemiz gereken süreci de devrediyoruz.
Lisansüstü derslerimde öğrencilerime söylediğim gibi…
Konu bulmanızda yardımcı olurum. Yöntemi birlikte tartışırım. Analizinizi nasıl yapabileceğinizi gösteririm. Yazdığınız metni okur, eleştirir, nerede hata yaptığınızı söylerim.
Kısacası balık tutmayı anlatır, gösterir ve öğrenmeniz için elimden gelen desteği veririm.
Ama benden sizin yerinize balık tutmamı istemeyin.
Çünkü akademide asıl mesele balığı sofraya koymak değil, o balığı kendi başınıza tutabilecek bilgiye ve beceriye sahip olmaktır.
Belki de iyi bir tezden geriye kalması gereken asıl şey de budur: Bir metinden çok, kendi araştırmasını yapabilen bir araştırmacı.
Prof. Dr. Erkan YÜKSEL
2.10.2026 tarihinde şurada da yayınlanmıştır:
https://www.akademikakil.com/tezinizi-baskasi-yazarsa-o-tez-hala-sizin-midir/erkanyuksel/
Yorum Gönder
Görüş, katkı ve sorularınızı paylaşabilirsiniz. Yorumlar, nezaket ve içerik bütünlüğünü korumak amacıyla onaylandıktan sonra yayımlanır.