Sayfalar

Eskişehir’de Başka Gezilecek Yer Yok mu?

1989’dan beri Eskişehir’deyim.

Özel yetenek sınavlarına girmek için geldiğim o ilk günden bu yana bu şehirde öğrencilik yaptım, gazetecilik yaptım, radyoculuk yaptım, televizyonculuk yaptım. Hocalık yaptım, yöneticilik yaptım, dostluklar biriktirdim. Sokaklarında yürüdüm, kahvelerinde oturdum, fakültelerinde yaşlandım.

Eskişehir Kent Ltd.Ş. ve Belkent A.Ş. çalışanlarına kurumsal iletişim eğitimi

Eskişehir Kent A.Ş. ve Belkent A.Ş. çalışanları, Prof. Dr. Erkan Yüksel tarafından verilen kurumsal iletişim ve etkili iletişim eğitiminde bir araya geldi. Programda, kurum içi iletişimin güçlendirilmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve vatandaşla daha sağlıklı iletişim kurulması hedeflendi.

Belkent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kerim Banar’ın davetiyle düzenlenen programa, Kentaş Genel Müdürü Gökhan Durmaz da eşlik etti. Eğitimde kurum içi iletişim, davranış tarzları, etkili dinleme, empati, geri bildirim, çatışma yönetimi ve çalışma yaşamında iletişim becerileri konuları ele alındı.

İletişim Becerileri Testi: Ne Kadar İyi Dinliyor, Anlıyor ve Anlaşılıyorsunuz?

İletişim yalnızca konuşmak değildir. Dinlemek, anlamak, anlaşılmak, duyguları yönetebilmek, çatışmaları büyütmeden konuşabilmek ve farklı insanlarla uygun bir dil kurabilmektir.

Bazen evde çok rahat konuşuruz ama iş yerinde kendimizi ifade etmekte zorlanırız. Bazen arkadaşlarımızla açık bir iletişim kurarız ama aile içinde aynı açıklığı gösteremeyiz. Bazen de iyi niyetle söylediğimiz bir söz, karşı tarafta bambaşka bir anlama dönüşebilir.

Bu test, iletişim becerilerinize bireysel, ilişkisel ve kurumsal açıdan bakmanıza yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

En büyük zenginlik: Bir İpin Hesabı Nasıl Verilir?


Yaz kapıya dayanınca insanın içinde tuhaf bir toparlanma isteği beliriyor.

Dolapları topluyoruz. Bavulları çıkarıyoruz. Evin eksiklerine bakıyoruz. Arabaya bakım yaptırıyoruz. Gideceksek yol planı yapıyoruz. Kalacaksak evin serin köşelerini düşünüyoruz. Bir yerlere yetişme telaşı biraz azalsın, takvim biraz seyrelsin, telefon biraz sussun istiyoruz.

Ama galiba insan bazen eşyasını toplarken içini toplamayı unutuyor.

Tam da böyle bir zamanda, şöyle bir hikaye çıktı karşıma…

Rivayet odur ki çok eski zamanlarda epey zengin bir adam varmış.

Şeytan Bunun Neresinde?

Hikâyeyi kayınpederim Aydın Nefesoğlu anlattı…

Şeytanın yolu bir gün bir köye düşer. “Nereden, nasıl bir fesatlık çıkarsam?” diye düşünürken gözü, inek sağan genç bir kadına takılır. Az ötede de ineğin buzağısı, yani yavrusu, bir ağaca bağlı durmaktadır.

Şeytan bir süre onları izler. Sonra usulca gider, buzağının ipini azıcık gevşetir.

Annesinin sütüne hasret kalan buzağı, çekiştire çekiştire sonunda gevşetilmiş olan yularını koparır. Koşarak annesini emmeye giderken süt kovasına çarpar ve kovayı devirir.

Sağdığı süt ziyan olan genç kadın öfkeye kapılır. Eline geçirdiği odunla buzağıya vurur. Buzağı ağır biçimde yaralanır.

Duruma sinirlenen inek, bir tekmeyle kadını yere yıkar. Kadın oracıkta can verir.

Dedikodu Bir Hastalık mı?

“Çikolatalı gofret sevmeyen var mı?”

Çoğumuz severiz herhalde. Tatlıdır, her yerde satılır, ucuzdur, hoşluk yaratır, ikramlıktır. Pek geriye çevireni olmaz.

Ama herkes için aynı sonuçları doğurmaz. Çoğumuz için küçük bir keyif olsa da kimileri için alerji sebebidir. Kendini tutamayan, paket paket yiyenler için kilo problemidir. Şeker sorunu yaşayanlar için de büyük bir tehlikedir.

Aslında dedikodu da biraz böyledir.

İlk anda masum bir sohbet gibi görünür. İnsan merak eder, dinler, anlatır, yorum yapar. Hatta bazen “Ne var canım, konuşuyoruz işte” diye düşünür.

Ama her tatlı şey nasıl masum değilse, her konuşma da zararsız değildir.

Gelin bu yazıda biraz dedikodunun yan etkilerinden söz edelim.


Kurumsal İletişim mi, Liderin Vitrini mi?



Bugüne kadar üç farklı üniversitede kurumsal iletişim alanında pek çok çalışmanın içinde bulundum. Farklı dönemlerde pek çok rektörle, yöneticiyle, akademisyenle ve iletişim ekibiyle birlikte çalıştım. Kimi zaman bir etkinliğin hazırlığında, kimi zaman bir basın duyurusunun yazımında, kimi zaman bir strateji toplantısında, kimi zaman da kurumun dış dünyaya nasıl göründüğünü tartıştığımız uzun değerlendirmelerde yer aldım.

Yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da pek çok üniversitenin kurumsal iletişim birimini ve medya kuruluşunu ziyaret etme; oradaki işleyişi, yaklaşımı ve iletişim kültürünü yerinde gözlemleme imkânım oldu.

Bütün bu deneyimler bana şunu gösterdi: Kurumsal iletişim, yıllar içinde yalnızca kullanılan araçlar bakımından değil, bakış açısı bakımından da önemli bir dönüşüm geçirdi.

Yeni Kitabımız: Health Communication in Otorhinolaryngology

Uzun, yoğun ve emek dolu bir çalışmanın ardından yeni kitabımız Health Communication in Otorhinolaryngology, uluslararası yayınevi Nova Science Publishers tarafından yayımlandı.

Kitabımız; sağlık iletişimi ile kulak burun boğaz alanını bir araya getiren, disiplinlerarası ve uluslararası nitelikte bir çalışma olarak hazırlandı. 

İngilizce yayımlanmış olması, kitabın yalnızca Türkiye’de değil, farklı ülkelerdeki araştırmacılara, hekimlere, sağlık profesyonellerine, akademisyenlere ve öğrencilere de ulaşmasını mümkün kılıyor.

Ne Kadar Zenginsiniz?


Bugüne kadar kaç kitap okudunuz?

Banka hesabınızda ne kadar para var?

Evinizi, arabanızı, birikiminizi ve sahip olduğunuz her şeyi yan yana koysanız toplam servetiniz ne eder?

Peki cep telefonunuzda kayıtlı kaç kişi var?

Bu kişilerden kaçını gerçekten arayabilirsiniz?

Bir sıkıntınız olduğunda, “Beni dinler, bana el verir, beni yargılamadan anlar” diyebileceğiniz kaç insan var hayatınızda?


Hayat Zenginliği Testi: Gerçekten Ne Kadar Zenginsiniz?


Zenginlik yalnızca para, gelir ya da sahip olunan mal varlığıyla ilgili değildir. İnsan; sağlığıyla, kendine verdiği değerle, ilişkileriyle, yaptığı işten ya da uğraştan aldığı doyumla, maddi dengesini yönetebilmesiyle ve hayatında anlam bulabilmesiyle de zenginleşir.

Bu kısa test, yaşamınızı altı temel alanda değerlendirmenize yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır: sağlık ve iyi oluş, kendilik değeri, ilişkisel zenginlik, üretkenlik ve katkı, maddi denge, yaşam amacı ve içsel doyum.

Aşağıdaki bağlantı üzerinden erişebileceğiniz testte yer alan ifadeleri, kendinizi genel olarak nasıl gördüğünüzü düşünerek yanıtlayınız. Amaç size bir etiket vermek değil; hayatınızdaki güçlü yönleri ve daha fazla özen göstermek isteyebileceğiniz alanları fark etmenize yardımcı olmaktır.

Test formuna yukarıdaki bağlantı üzerinden erişebilirsiniz.


Bu testin sonucu size e-posta yoluyla gönderilecektir. Sonucunuzu değerlendirirken bunun kesin bir yargı, klinik tanı ya da ekonomik durum ölçümü olmadığını; kişisel farkındalık sağlayan kısa bir değerlendirme aracı olduğunu unutmayınız.

Hayat zenginliği; yalnızca sahip olduklarımızla değil, kendimize, ilişkilerimize, emeğimize, sağlığımıza ve anlam dünyamıza ne kadar özen gösterdiğimizle de ilgilidir.

© Prof. Dr. Erkan Yüksel | www.erkanyuksel.org