Yaz kapıya dayanınca insanın içinde tuhaf bir toparlanma isteği beliriyor.
Dolapları topluyoruz. Bavulları çıkarıyoruz. Evin eksiklerine bakıyoruz. Arabaya bakım yaptırıyoruz. Gideceksek yol planı yapıyoruz. Kalacaksak evin serin köşelerini düşünüyoruz. Bir yerlere yetişme telaşı biraz azalsın, takvim biraz seyrelsin, telefon biraz sussun istiyoruz.
Ama galiba insan bazen eşyasını toplarken içini toplamayı unutuyor.
Tam da böyle bir zamanda, şöyle bir hikaye çıktı karşıma…
Rivayet odur ki çok eski zamanlarda epey zengin bir adam varmış.

