Sayfalar

İyi Bir Akademik Sunum Nasıl Olmalı? Etkili Sunum İçin 10 Temel İlke

İyi bir araştırma yapmak ile onu iyi anlatmak aynı şey değildir. Çok güçlü bir çalışma, kötü hazırlanmış bir sunum nedeniyle yeterince anlaşılmayabilir; daha sınırlı bir çalışma ise iyi kurgulanmış bir sunum sayesinde dikkat çekebilir. Peki bir akademik sunumu gerçekten başarılı yapan nedir?

İyi bir araştırma yapmak ile onu iyi anlatmak aynı şey değildir.

Aylarca, hatta yıllarca üzerinde çalıştığınız çok değerli bir araştırma; iyi anlatılamadığı için dinleyicinin zihninde yeterince karşılık bulamayabilir. Buna karşılık iyi kurgulanmış bir sunum, araştırmanın önemini, bulgularını ve katkısını çok daha görünür hâle getirebilir.

Peki iyi bir akademik sunum nasıl olmalı?

Bir kongrede bildiri sunarken, yüksek lisans ya da doktora tezini savunurken, bir proje önerisini anlatırken, ders verirken ya da bilimsel bir toplantıda konuşurken nelere dikkat etmek gerekir?

Bu konu üzerinde yıllardır derslerde, seminerlerde ve akademik toplantılarda duruyorum. 2018 yılında IV. Sağlık İletişimi Sempozyumu’nun açılışında “Daha İyi Bir Akademik Sunum Nasıl Olmalı?” başlıklı bir sunum gerçekleştirmiştim. Daha sonra aynı konuyu farklı ders, video ve eğitim içeriklerinde de ele aldım.

Burada bütün bu deneyimlerden hareketle iyi bir akademik sunum için önemli gördüğüm temel noktaları bir araya getirmek istiyorum.

1. Önce kime konuştuğunuzu düşünün

Her sunum aynı dinleyiciye yapılmaz.

Bir doktora jürisine yapacağınız sunum ile lisans öğrencilerine, alan uzmanlarına, farklı disiplinlerden akademisyenlere ya da genel kamuoyuna yapacağınız sunumun dili aynı olmamalıdır.

Bu nedenle sunum hazırlamaya başlamadan önce kendinize şu soruyu sorun:

“Beni kim dinleyecek?”

Dinleyicinin konu hakkındaki bilgi düzeyi nedir? Hangi kavramları açıklamak gerekir? Hangi ayrıntıları zaten biliyor olabilirler? Onların ilgisini en çok hangi bölüm çeker?

İyi sunum yalnızca “ne söyleyeceğinizi” değil, kime söyleyeceğinizi de düşünerek hazırlanır.

2. Sunumunuzun tek bir ana mesajı olsun

Bir sunum bittiğinde dinleyici her şeyi hatırlamayacaktır.

Hatta çoğu zaman birkaç temel düşünce dışında ayrıntıların önemli bölümü unutulacaktır.

O hâlde asıl soru şudur:

Dinleyici salondan çıkarken neyi hatırlasın istiyorsunuz?

Sunumunuzu bu ana fikir etrafında kurmak anlatımı ciddi biçimde güçlendirir.

Çok şey söylemek her zaman güçlü bir sunum anlamına gelmez. Bazen mesele, yüz şey söylemek değil, bir şeyi gerçekten anlatabilmektir.

3. Makalenizi slayta taşımayın

Akademik sunumlarda en sık karşılaştığımız sorunlardan biri budur.

Makalenin ya da bildirinin uzun paragrafları olduğu gibi slayta aktarılır.

Sonra konuşmacı ekrana döner ve slaytı okumaya başlar.

Oysa dinleyici okumayı zaten biliyor.

Slayt, konuşmacının yerine geçmemelidir. Konuşmacının anlattığını desteklemelidir.

Bu nedenle uzun paragraflar yerine:

anahtar kavramlar, kısa ifadeler, tablolar, grafikler, görseller ve vurgulanmak istenen temel sonuçlar kullanılmalıdır.

Slayt sizin metniniz değil, anlatım aracınızdır.

4. Başlangıcı önemseyin

Bir sunumun ilk birkaç dakikası son derece önemlidir.

Dinleyici o kısa sürede hem konuya hem de konuşmacıya ilişkin bir izlenim edinmeye başlar.

Sunuma doğrudan uzun tanımlar, yöntem ayrıntıları ya da kavramsal açıklamalarla başlamak yerine dinleyicinin zihnini konuya açacak bir soru sorabilirsiniz.

Bir örnek verebilir, şaşırtıcı bir bulgudan söz edebilir ya da araştırmanın çıkış noktasını anlatabilirsiniz.

Örneğin:

“Bu araştırmaya neden ihtiyaç duyduk?”

“Bizi bu soruyu sormaya götüren neydi?”

“Bu konu neden önemli?”

İyi bir başlangıç, dinleyiciye yalnızca konuyu anlatmaz; aynı zamanda neden dinlemesi gerektiğini de gösterir.

5. Bir hikâye ve akış oluşturun

Akademik sunumun mutlaka edebî bir hikâye anlatması gerekmez.

Ancak iyi bir sunumun mantıksal bir hikâyesi vardır.

Örneğin:

Sorun neydi?
Neden önemliydi?
Ne yaptık?
Ne bulduk?
Bulduğumuz şey ne anlama geliyor?

Dinleyici sunum boyunca nerede olduğunu anlayabilmelidir.

Birbirinden kopuk slaytlar yerine, bir önceki düşüncenin bir sonrakini hazırladığı bir anlatım kurmak gerekir.

Sunumunuzu hazırladıktan sonra slaytlara tek tek değil, bütüne bakın:

Bu anlatının bir başlangıcı, gelişmesi ve sonucu var mı?

6. Slaytları sadeleştirin

Akademik olmak karmaşık görünmek demek değildir.

Bir slaytta çok sayıda metin, grafik, tablo ve görsel bulunması, o slaytı daha bilimsel yapmaz.

Tam tersine, dinleyicinin neye bakması gerektiğini anlamasını zorlaştırabilir.

Mümkün olduğunca her slaytta bir ana düşünceyi öne çıkarmaya çalışın.

Çok küçük punto kullanmayın.

Gereksiz animasyonlardan kaçının.

Renkleri ölçülü kullanın.

Metin ile zemin arasında yeterli kontrast bulunmasına dikkat edin.

Ve belki de en önemlisi:

Slayta koyabildiğiniz her şeyi koymak zorunda değilsiniz.

Bazen iyi tasarım eklemekten çok çıkarmayı gerektirir.

7. Veriyi yalnızca göstermeyin, yorumlayın

Akademik sunumlarda tablolar ve grafikler önemlidir.

Ancak büyük bir tabloyu ekrana yansıtıp bütün rakamları okumaya çalışmak dinleyici açısından oldukça yorucudur.

Önemli olan tablonun kendisi değil, tablonun söylediği şeydir.

Bu nedenle kendinize şu soruyu sorun:

“Dinleyicinin bu tablodan görmesini istediğim en önemli sonuç ne?”

Gerekirse o noktayı renk, işaret, büyütme ya da kısa bir açıklamayla öne çıkarın.

Ardından yorumlayın:

“Burada dikkatinizi özellikle şu sonuca çekmek istiyorum…”

“Bu tablo bize üç önemli şey söylüyor…”

“En dikkat çekici bulgu şu…”

Veriyi göstermek bilimsel sunumun parçasıdır; verinin anlamını açıklamak ise konuşmacının görevidir.

8. Sürenizi yönetin

İyi bir akademik sunumun önemli göstergelerinden biri de zaman yönetimidir.

Size 15 dakika verilmişse 25 dakika konuşmanız sunumunuzu daha değerli hâle getirmez.

Tam tersine hem toplantı düzenini bozar hem de anlatmak istediğiniz son bölümlerin aceleye gelmesine yol açar.

Bunun için sunumdan önce mutlaka prova yapın.

Hangi bölümün yaklaşık kaç dakika süreceğini belirleyin.

Özellikle giriş bölümünde gereğinden fazla zaman harcamamaya dikkat edin.

Araştırmanızın en önemli kısmı sonuç ve değerlendirme ise süre dolduğu için o bölümü iki dakikada geçmek ciddi bir sorundur.

Bu nedenle sadece “Ne anlatacağım?” sorusunu değil,

“Bunu kaç dakikada anlatacağım?”

sorusunu da yanıtlayın.

9. Sunum yalnızca PowerPoint değildir

İyi bir sunumda slayt kadar konuşmacı da önemlidir.

Ses tonu, vurgu, konuşma hızı, duraklama, göz teması, beden dili ve dinleyiciyle kurulan ilişki anlatımın bir parçasıdır.

Sürekli ekrana dönerek konuşmak, metni okumak ya da monoton bir ses tonuyla ilerlemek dinleyicinin dikkatini azaltabilir.

Önemli bir noktaya geldiğinizde yavaşlayabilirsiniz.

Vurgu yapmak istediğiniz yerde kısa bir sessizlik kullanabilirsiniz.

Dinleyiciyle göz teması kurabilirsiniz.

Çünkü akademik sunum yalnızca bilgi aktarmak değildir.

İletişim kurmaktır.

10. Soruları bir saldırı gibi görmeyin

Akademik toplantılarda sunumun ardından gelen soru ve eleştiriler bazen konuşmacıyı zorlayabilir.

Özellikle uzun süre emek verilmiş bir çalışma eleştirildiğinde savunmaya geçmek kolaydır.

Ancak bir soru her zaman saldırı değildir.

Önce soruyu anlamaya çalışın.

Gerekirse:

“Yanlış anlamadıysam şunu soruyorsunuz…”

diyerek soruyu yeniden ifade edin.

Eleştiride haklı bir nokta varsa bunu kabul etmek bilimsel zayıflık değildir.

Bilmediğiniz bir konu olduğunda da:

“Bu noktayı araştırmam gerekir.”

diyebilmek akademik güvenilirliği azaltmaz.

Tam tersine artırabilir.

Bilimsel iletişim yalnızca kendi düşüncemizi anlatmak değil; başkalarının sorularını, itirazlarını ve değerlendirmelerini de dinleyebilmektir.

Akademik sunumlarda en sık yapılan hatalar

Yıllar içinde izlediğim akademik sunumlarda bazı sorunların tekrar tekrar karşımıza çıktığını görüyorum:

  • Slayttaki metni olduğu gibi okumak
  • Çok küçük punto kullanmak
  • Bir slayta gereğinden fazla bilgi yüklemek
  • Makalenin tamamını anlatmaya çalışmak
  • Dinleyicinin bilgi düzeyini hesaba katmamak
  • Yöntem bölümünü gereğinden fazla uzatmak
  • Bulguları yorumlamadan yalnızca tablo göstermek
  • Süreyi aşmak
  • Ekrana dönerek konuşmak
  • Çok hızlı ya da tekdüze konuşmak
  • Sunumdan önce prova yapmamak
  • İlk kez sunum sırasında slaytların tamamını görmek
  • Sorular karşısında hemen savunmaya geçmek

Bunların çoğu aslında küçük hazırlıklarla önlenebilir.

Sunumdan önce kendinize şu 7 soruyu sorun

Sunumunuzu tamamladığınızda son bir kontrol için şu sorular oldukça yararlı olabilir:

1. Bu sunumun tek cümlelik ana mesajı nedir?

Bunu siz söyleyemiyorsanız dinleyicinin anlaması da zor olabilir.

2. Dinleyicim kim?

Diliniz ve ayrıntı düzeyiniz dinleyiciye uygun mu?

3. Dinleyicinin mutlaka hatırlamasını istediğim üç şey ne?

Bunlar sunumda yeterince görünür mü?

4. Hangi slaytı çıkarsam hiçbir şey kaybetmem?

Böyle bir slayt varsa muhtemelen gerçekten çıkarabilirsiniz.

5. Sürem yeterli mi?

Bunu tahmin etmeyin. Kronometreyle prova yapın.

6. İlk cümlem ne olacak?

Sunuma nasıl başlayacağınızı önceden bilin.

7. Son cümlem ne olacak?

Sunumunuz “Evet, benim söyleyeceklerim bu kadar” şeklinde bitmek zorunda değil.

Dinleyicinin zihninde kalmasını istediğiniz düşünceyle bitirin.

Sonuç olarak…

İyi bir akademik sunum, ekrana çok sayıda bilgi yansıtmak değildir.

İyi sunum;

  • neyi söyleyeceğinizi bilmek,
  • neyi söylemeyeceğinize karar vermek,
  • dinleyicinizi tanımak,
  • bilgiyi anlaşılır biçimde yapılandırmak
  • ve bunu etkili bir iletişimle aktarabilmektir.

Çok şey bilmek ile bildiğini iyi anlatabilmek farklı becerilerdir.

Akademik yaşamın önemli parçalarından biri de düşüncelerimizi, araştırmalarımızı ve bulgularımızı başkalarının anlayabileceği biçimde ifade edebilmektir.

Bu nedenle iyi bir akademik sunumu yalnızca “sunum tekniği” olarak değil, aynı zamanda bilimsel iletişimin önemli bir parçası olarak görmek gerekir.

Daha fazla izlemek ve okumak için

Bu konuda hazırladığım video, sunum ve diğer akademik içeriklere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=cvOr3OoE18c

İyi bir araştırma önemlidir. Ama o araştırmayı iyi anlatabilmek de en az onun kadar üzerinde çalışılması gereken bir beceridir.


Prof. Dr. Erkan YÜKSEL




Yorum Gönder

Görüş, katkı ve sorularınızı paylaşabilirsiniz. Yorumlar, nezaket ve içerik bütünlüğünü korumak amacıyla onaylandıktan sonra yayımlanır.

Popüler Yayınlar

© Prof. Dr. Erkan Yüksel | www.erkanyuksel.org