Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı değerli dostum Prof. Dr. Besim Yıldırım’ın ve Radyo, TV ve Sinema Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gökçe Yoğurtçu'nun davetiyle çok özel bir kültür-sanat etkinliğine katılma imkânı buldum.
22 Nisan’da, Bağımsız Devletler Topluluğu, Baltık ve Gürcistan Ülkeleri 14. Uluslararası Kısa Film Festivali kapsamında düzenlenen programa katılmak, benim için yalnızca bir festival deneyimi değil; aynı zamanda sinemanın, kültürün ve akademik dostluğun bir araya geldiği unutulmaz bir hatıra oldu.
Festival öncesinde geleneksel Kırgız enstrümanları eşliğinde yükselen ezgileri dinlemek, ismim anons edildiğinde kırmızı halıda halkı selamlayarak yürümek, kendine özgü mimarisiyle dikkat çeken sinema salonunda yönetmenler, oyuncular, akademisyenler ve sinemaseverlerle aynı atmosferi paylaşmak benim için oldukça etkileyiciydi.
Açılış programında geleneksel dans gösterileri, müzik dinletileri ve sanatçıların katılımıyla oluşan atmosfer, Bişkek’in kültürel canlılığını yansıtan güzel bir tablo gibiydi. Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan ortak kültürel damar, salondaki müzikte, sahnedeki ritimde, insanların yüzündeki sıcaklıkta ve misafirperverlikte açıkça hissediliyordu.
Bu yılki festival, bölgesel sinemanın gelişimine önemli katkılar sağlamış olan yönetmen ve eğitimci Algimantas Vidugiris’in 90. doğum yıldönümüne adanmıştı. Festival kapsamında Vidugiris’in yaşamına ve çalışmalarına ilişkin bir fotoğraf sergisini de görme fırsatı buldum. Bu sergi, yalnızca bir yönetmenin kişisel tarihine değil, aynı zamanda Kırgız sinemasının hafızasına da açılan anlamlı bir pencere niteliğindeydi.
Festivalde izlediğimiz, Algimantas Vidugiris’in yönettiği 1972 yapımı “Ochkarik” adlı kısa film ise beni ayrıca etkiledi. Film, çocuklar arasındaki arkadaşlığı, sevgiyi, zorbalığı, özgüveni, güçlenmeyi ve kahramanlığı sade ama güçlü bir anlatımla işliyordu. Küçük bir çocuğun kendini bulma, güçlenme ve haksızlık karşısında durabilme hikâyesi, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen evrensel bir tema taşıyordu.
Benimle yaşıt olan, 1972 yapımı bu çocuk filmi, Kırgıztelefilm tarafından üretilmiş; zaman içinde yalnızca Kırgız sinemasının değil, Sovyet dönemi çocuk filmleri içinde de dikkat çeken yapımlardan biri olarak tanımlanıyor.
Filmin müzikleri ise hâlâ zihnimde. Bazen bir filmi unutulmaz kılan yalnızca hikâyesi değildir; görüntülerin arasından sızan bir melodi, bir bakış, bir çocuk yüzü ya da salondaki sessizlik de hafızada kalır. “Ochkarik” benim için böyle bir iz bıraktı.
Bu yılki festivale farklı ülkelerden 900’ün üzerinde başvuru yapılmış olması, organizasyonun bölgesel ve uluslararası düzeyde ulaştığı karşılığı göstermesi bakımından dikkat çekici. Festival programında uluslararası yarışma kapsamında 14 film, ulusal yarışma kapsamında ise Kırgız yönetmenlere ait 15 eser yer aldığını öğrendim. Bu sayılar, festivalin yalnızca bir gösterim etkinliği değil; aynı zamanda genç yönetmenler, sinema profesyonelleri ve farklı ülkelerden sanatçılar için önemli bir buluşma zemini olduğunu ortaya koyar nitelikte.
Benim açımdan bu festivalin bir başka anlamı da Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin kültür, sanat ve akademi arasında kurduğu güçlü bağa tanıklık etmekti. Fakültenin, iki kardeş ülke arasındaki dostluk ve iş birliğini akademik misyonunun merkezine alan yaklaşımı, üniversitenin kurumsal ruhunu da yansıtıyor.
Festivalde, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Besim Yıldırım, Radyo, TV ve Sinema Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gökçe Yoğurtçu, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Meltem Cemiloğlu ve ben; festival şapkalarımız, aldığımız anlamlı hediyeler ve yüzümüzde güzel bir tebessümle unutulmaz bir gün yaşadık.
Bişkek’te geçirdiğim bu özel gün, bana sinemanın yalnızca görüntülerden oluşmadığını bir kez daha gösterdi. Sinema; bazen bir çocuğun cesaretinde, bazen bir yönetmenin hatırasında, bazen kırmızı halıda atılan birkaç adımda, bazen de uzak bir coğrafyada kurulan dostlukta kendini gösteriyor.
Bu güzel davet ve içten ev sahipliği için başta Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Besim Yıldırım olmak üzere, emeği geçen tüm dostlara ve festival organizasyonunda görev alan herkese gönülden teşekkür ediyorum.