Cumartesi
sabah uyandık; sular kesik.
Komşular WhatsApp grubunda çoktan yazışmaya başlamış.
Sular İdaresi web sitesinde bir duyuru varmış: “Akşam 20.00’ye kadar
gelmeyecek.”
Tedbirsiz
yakalandık… Görmedik, duymadık.
Ama yalnız biz değil; belli ki pek çok kişi de aynı durumdaydı.
Kendimizi
dışarı attık; şehrin öbür yakasında sular akıyordu.
Geç saatlerde eve döndük.
“İyi ki kayınpederlerle aynı şehirdeyiz” dedik; en azından bizim için bir nefes
alma alanı vardı.
Lakin… sular
hâlâ yoktu.
Sosyal medya “yıkılıyordu.” X’te ve WhatsApp gruplarında öfke cümleleri havada
uçuşuyor, sinir yükseliyor, dil sertleşiyordu.
Mevsim kış,
hava ayaz.
Bebeği olan var, çocuğu olan var, hastası olan var.
Bakım veren var, bakıma muhtaç olan var.
Parası olan var, olmayan var.
Esnaf var, çalışan var.
Tuvalet var, temizlik var, yemek var… Var da var.
Ve kafamın
içinde tek bir soru dönüp duruyordu:
Peki, yetkililerden net bir açıklama var mı?