Bir kurumda işler yalnızca yazılarla,
talimatlarla ya da süreçlerle yürümez. İşlerin nasıl yürüdüğünü çoğu zaman
insanlar arasındaki iletişim belirler. Bir sözün nasıl söylendiği, bir talebin nasıl
iletildiği, bir uyarının hangi tonda yapıldığı kurum iklimini doğrudan etkiler.
Eğitimde özellikle anlamak, anlaşılmak ve anlaşmak üçlüsü üzerinde durduk.
İyi iletişimin yalnızca kendini ifade etmek değil; karşıdakini dinlemek,
ihtiyacı fark etmek, mesajı açık ve sakin biçimde iletmek ve ortak bir çözüm
zemini oluşturmak olduğunu vurguladık.
Yöneticilikte iletişimin en hassas taraflarından biri üsluptur. “Bunu neden yapmadın?” demekle, “Bu konuda nasıl bir aksama yaşandı, birlikte bakalım” demek aynı etkiyi oluşturmaz. Biri savunma doğurabilir, diğeri çözüm için kapı aralar.
Eğitim boyunca aktif dinleme, ben dili, geri
bildirim, zor kişilerle iletişim, durak tekniği ve saygılı sınır koyma gibi
başlıkları ele aldık. Çünkü iyi iletişim bazen güzel konuşmak, bazen susup
dinlemek, bazen doğru soruyu sormak, bazen de gerilim yükselmeden cümleyi
yeniden kurabilmektir.
Bir kurumda iletişim güçlenirse güven artar,
gerilim azalır, iş süreçleri kolaylaşır ve kurumsal aidiyet güçlenir. Bu
nedenle etkili iletişim, kurumlar için ek bir beceri değil; işin tam merkezinde
yer alan temel bir yetkinliktir.
Bu anlamlı eğitim programının düzenlenmesinde
emeği geçen Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Eğitim Şube
Müdürlüğüne, Eğitim Şube Müdürü Fatih Yıldız’a ve eğitime ilgiyle katılan tüm
şef kadrosundaki çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Saygıyla başlayan iletişim,
güvenle devam eder; anlayışla güçlenir.
Prof. Dr. Erkan Yüksel