Güvenlik Personeline İnsan İlişkileri ve İletişim Becerileri Eğitimi

Bir üniversitenin kapısından içeri girdiğinizde sizi ilk kim karşılar?

Çoğu zaman bir güvenlik görevlisi…

Bazen derse yetişmeye çalışan bir öğrenci, bazen yolunu bulmaya çalışan bir veli, bazen aceleyle geçen bir akademisyen, bazen de gergin ya da öfkeli bir ziyaretçi… Hepsinin ilk temas noktalarından biri güvenlik personelidir.

Bu yüzden güvenlik görevi yalnızca kapıyı, binayı ya da alanı korumak değildir. Aynı zamanda huzuru, düzeni, güven duygusunu ve kurumun insanla kurduğu ilk ilişkiyi de korumaktır.

Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 2026 yılı İdari Personel Gelişim/Eğitim Programları — Anadolu Üniversitesi İDGEP kapsamında, 13 Mayıs 2026 tarihinde Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü personeliyle bir araya geldik.

Eğitimde, Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü personelinin birinci grubuyla “İnsan İlişkileri ve İletişim Becerileri” üzerine konuştuk.

Bu eğitimde özellikle şu noktanın altını çizdik:

Güvenlik iletişiminde en kritik denge, saygı ile kararlılığı birlikte sürdürebilmektir.

Çünkü saygılı olmak otorite kaybı değildir. Kararlı olmak da kaba konuşmak anlamına gelmez. Gerçek profesyonellik, çoğu zaman bu ikisini aynı anda başarabilmektir.

Kuralı koruyacaksınız ama kişiyi incitmeyeceksiniz.

Düzeni sağlayacaksınız ama gerilimi büyütmeyeceksiniz.

Gerektiğinde “hayır” diyeceksiniz ama bunu insanı değersiz hissettirmeden yapacaksınız.

Kolay mı?

Elbette değil.

Zaten iletişimin değeri de biraz burada ortaya çıkıyor.

Eğitimde “anlamak, anlaşılmak ve anlaşmak” üçlüsü üzerinde de durduk. Anlamak, karşıdaki kişinin ne istediğini ve hangi duygu içinde olduğunu fark etmeye çalışmaktır. Anlaşılmak, kuralı ya da yönlendirmeyi açık, sakin ve net bir dille ifade edebilmektir. Anlaşmak ise her zaman aynı fikirde olmak değil; gerginliği büyütmeden ortak bir davranış zemini oluşturabilmektir.

Güvenlik personeli zaman zaman “Beni tanımadınız mı?”, “Benim kim olduğumu biliyor musunuz?”, “Ben buradan her zaman geçiyorum” gibi cümlelerle karşılaşabilir. Bu tür durumlarda verilecek cevap, iletişimin yönünü doğrudan etkiler.

“Geçemezsiniz, yasak!” demekle,

“Bu giriş yalnızca yetkili personel için kullanılıyor; sizi ilgili girişe yönlendirebilirim” demek aynı şey değildir.

Birincisi direnç oluşturabilir. İkincisi ise hem kuralı korur hem de kişiye yol gösterir.

Aynı şekilde “Benim işim değil” demek yerine “Bu konuda sizi ilgili birime yönlendireyim” demek, aynı gerçeği çok daha insani ve kurumsal bir dille ifade eder.

Eğitimde ses tonu, beden dili, mesafe, sakin kalma, zor kişilerle iletişim, sınır koyma ve gerilim anlarında kullanılabilecek ifadeler üzerinde de durduk. Çünkü bazen iletişimde mesele yalnızca ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimizdir.

Bazen bir “Buyurun” insanı rahatlatır.

Bazen bir “Bekleyin” insanı gerebilir.

Bu nedenle güvenlik iletişiminde sakinlik yalnızca kişisel bir özellik değil, profesyonel bir beceridir.

Şunu bir kez daha gördük: İyi iletişim, güvenlik görevini zorlaştırmaz; tam tersine kolaylaştırır.

Çünkü saygılı iletişim güven verir.

Net iletişim düzen sağlar.

Kararlı iletişim kurumu korur.

İnsani iletişim ise ilişkileri güçlendirir.

Bu anlamlı eğitim programının düzenlenmesinde emeği geçen Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğüne, Eğitim Şube Müdürü Fatih Yıldız’a ve eğitime ilgiyle katılan Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü personeline teşekkür ediyorum.

Son söz olarak şunu söylemek isterim:

Bir üniversitenin kapısı yalnızca giriş çıkış noktası değildir. O kapı, aynı zamanda kurumun insanla ilk temas ettiği yerdir.

Güvenlik görevi yalnızca alanı korumak değildir; huzuru, düzeni, itibarı ve güven duygusunu da korumaktır.

Saygıyla başlayan iletişim, güvenle devam eder; kararlılıkla düzeni korur.


Prof. Dr. Erkan YÜKSEL

13.05.2026






© Prof. Dr. Erkan Yüksel | www.erkanyuksel.org