Yakın zamanda bir restorana ya da kafeye gittiniz mi?
Çoğumuzun artık dikkatini bile çekmiyor; hatta fark etmiyoruz. Mekâna orta
kapıdan giriliyor; sağ taraf sigara içilen, sol taraf içilmeyen bölüm… Veya ön
taraf sigaralı, arka taraf dumansız. İki bölümü birbirinden ayıran herhangi bir
bölme yok. Camlı bir bölme varsa da aradaki kapılar ardına kadar açık.
Hayatında hiç sigara içmeyen biri
olarak böyle bir mekâna girdiğimde (ki genellikle girmemeyi tercih etsem de),
her ne kadar sigarasız bölüme otursam da bir süre sonra aldığım nefeste
rahatsızlık hissetmeye başlıyorum.
İşte böyle mekânlardan birinde geçen
gün garsona şaka yollu sordum:
“Evli misin, çoluk çocuk var mı? Evde sigara içiyor musun?”
“Evet,” dedi.
“Nerede içiyorsun?”
“Evde.”
“Evin neresinde?”
“Balkonda.”
“Peki burada niye bu kural yok?”
Kısık sesle fısıldadı: “Patron…”