BİR sabah uyandığınızda haberlerde aynı başlıkları gördüğünüzü düşünün: “Gizli belgeler sızdı.” Birkaç saat içinde sosyal medya o belgelerle dolup taşıyor.
Kimi gazeteciler bunları “ülkenin kaderini değiştirecek kanıtlar” diye sunuyor, kimileri ise “kumpas” diye niteliyor.
Kimisi yargının bağımsız olmadığını, kimisi de birilerinin gizli ajandalarla hareket ettiğini öne sürüyor.
Oysa belgelerin kaynağı belirsiz, doğrulanmış resmi bir açıklama yok.
Buna rağmen
toplumun gündemi tamamen bu haberlerin etrafında şekilleniyor.
